Yapay Zeka Üniversite Bölümlerini Kapatmaya Başladı Bile!
Yapay Zeka Üniversite Bölümlerini Kapatmaya Başladı Bile!
Dünyanın ekonomik ve teknolojik ağırlık merkezi her geçen gün doğuya kayarken, Yapay zeka devlerinden biri olan Çin’den çarpıcı bir haber geldi. Independent’ ın haberine göre; “Ülke genelindeki üniversitelerde sanat, beşeri bilimler ve dil alanlarında binlerce bölümün kapatıldığı, yerlerine ise yapay zeka, robotik, büyük veri ve yarı iletken teknolojileri gibi alanların açıldığı” açıklandı. İlk bakışta bu haber birçok kişiye ürkütücü gelebilir; hele geçmiş yıllardaki, “yapay zeka işlerimizi elimizden alacak, insanlığı yok edecek” haberlerine sıklıkla maruz kalmış kişilerce…Daha da ötesi: Acaba insanlık; şiirin, tarihin, felsefenin ve sanatın yerine algoritmaları mı koyuyor? (Aslında mesele bundan çok daha büyük… Nasıl ki sanayi devrimi tüm dünyayı kısa bir sürede bambaşka hale dönüştürdüyse, bugün de yapay zeka aynı etkiyi yaratıyor. Bir değişim değil, dönüşüm yaşanıyor… Aslında bir çağ kapanıp “Bilgi” çağı başladı diyebiliriz. Ancak bu kez değişen sadece üretim biçimi değil; eğitim sistemleri, meslekler, ekonomik dengeler ve hatta insanın kendisini tanımlama şekli dahi dönüşüyor. Ve emin olun ki çok daha kısa bir sürede bu gerçekleşecek. Daha dün ne internet vardı ne de cep telefonu derken, bugün Z Kuşağı bunun içine doğup büyüdü bile, yani ilk dijital kırılma gerçekleşti. 3 nesil sonrasını tahmin bile edemiyoruz…) Dünya devi Çin'in yaptığı hamleye dönecek olursak sadece "bölüm kapatma" olarak bakmak eksik olur. Tercümesi: "Biz geleceğin ekonomisini yapay zeka üzerine kuracağız ve insan kaynağımızı buna göre yetiştireceğiz." Bu yaklaşımın ne kadar doğru olduğunu zaman gösterecek. Fakat ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var: Yapay zekâ artık geleceğin teknolojisi değil, bugünün gerçeği. Lütfen bunu unutmayalım. Dün bir yazılım geliştiricisinin günlerce uğraşarak yaptığı işleri bugün birkaç dakika içinde yapabilen yapay zeka sistemleri halihazırda işliyor. Çeviri, içerik üretimi, tasarım, veri analizi ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda yapay zeka her geçen gün daha fazla iş üstleniyor. Bankacılık, avukatlık, mali müşavirlik, öğretmenlik yakın gelecekte bambaşka olacak… Peki bu durumda üniversiteler ne yapmalı? Yapay zekayı geliştiren şey yalnızca mühendislik değildir!
Bir yapay zekanın etik kurallarını kim belirleyecek? İnsan davranışlarını anlamasını kim sağlayacak? Toplumun kültürel değerlerini hangi bilgilerle öğrenecek? Bu soruların cevabı hala felsefede, psikolojide, sosyolojide, tarihte ve sanatta gizlidir… Belki de geleceğin dünyasında en başarılı toplumlar; yapay zekayı üreten mühendislerle, ona yön verecek düşünürleri birlikte yetiştirebilen toplumlar olacaktır! Bugün Çin'in attığı adım bize önemli bir soru sorduruyor: Çağın Neresindeyiz??? Çocuklarımızı dünün dünyasına mı hazırlıyoruz, yarının dünyasına mı???
Bir mühendis olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki; inanın “bazı magazin figürleri”nin dediği gibi; yapay zeka bir süre oynanıp, kısa sürede internet çöplüğünde yerini alacak bir kavram değil! Ülkelerin ve hatta milletlerin bekasını etkileyebilecek bir potansiyele sahip… Artık mesele, yapay zekanın hayatımıza girip girmeyeceği değil...Hayatın her alanında ışık hızıyla içimize işliyor. Artık mesele, bu yeni çağda biz nerede yer alacağız: Teknolojiyi üreten tarafta mı olacağız? Yoksa sadece kullanan tarafta mı kalacağız?
