Yapay Zeka, Size Özel “Türkçe!” Oluşturdu!
(Sevgili Okurlar; Bu Yazı Sizi Ne Dehşete Düşürsün Ne De Ütopik Hayallere Kapılın…)
Geçtiğimiz gün eşimle sohbet ederken konu “dil bariyerine” geldi. Çocuksu bir sevinç içeren sohbetimizde konu konuyu açıyor derken aklımıza masum, hatta eğlenceli bir fikir düştü:
Yapay zekadan sadece bizim kullanacağımız, öğrenmesi kolay, Türkçeye benzeyen ama başkalarının anlayamayacağı yepyeni bir dil oluşturmasını istesek?
Sondan eklemeli olsun. Latin alfabesi kullansın. Türkçeden beslensin, Arapça ve Farsçadan izler taşısın. Bilmediğimiz bir kelime olduğunda Türkçesini araya sıkıştıralım ve o kelime yeni dilin içerisinde sırıtmadan kullanılabilsin.
Peki bugünkü yapay zeka bunu yapabilir mi?
Evet büyük ölçüde yapabiliyor. Eğitimini de veriyor, dilbigisini ve kelimelerin ahenkli anlamları dahil 30-50 saatlik bir ders ile kolayca size de öğretebiliyor…
Üstelik yapay zeka yeni yeni kelimeler üretebiliyor, gramer kuralları koyabiliyor, sözlük hazırlayabiliyor, sonra kendi oluşturduğu dili bize öğretebiliyor, yanlışlarımızı düzeltebiliyor, bizimle bu dilde konuşabiliyor ve ihtiyaç oldukça yeni kelimeler de türetebiliyor.
Buraya kadar oldukça eğlenceli.
Sonra insanın aklına o meşhur soru geliyor:
Biz bunu yapabiliyorsak, başkaları da yapabilir? ( Milyonlarca Küçük Dil Mi? )
İnsanlar tarih boyunca argolar, jargonlar, kod sözcükleri ve yapay diller oluşturdular. Suç örgütleri şifreli konuşabildiler, eski diller analiz edilip çözülebildi vs. vs… Peki Yeni Olan Ne?
Yeni olan hız, kolaylık ve ölçek.
Bir zamanlar yeni ve kullanılabilir bir dil tasarlamak ciddi bilgi ve uzun çalışma gerektiriyordu. Bugün sıradan bir insan bile üretken yapay zeka yardımıyla bunu deneyebilir.
Şimdi karı-kocayı bir kenara bırakalım…
Binlerce farklı topluluğun bunu yaptığını düşünün.
Her grubun kendi kelimeleri, deyimleri, kısaltmaları, hatta zamanla kendi kavramları oluşabilir. Üstelik dilin sabit kalması da gerekmiyor. Yapay zeka onu sürekli değiştirebilir, geliştirebilir ve kullanıcılarına yeniden öğretebilir.
İşte burada işin rengi biraz değişiyor.
Dil Sadece Kelimeler Değildir!
Dil yalnızca “masa” yerine başka bir kelime kullanmak değildir. Bir ölçüde dünyayı nasıl tarif ettiğimiz ve nasıl düşündüğümüzdür.
Bir topluluk kendi kelimelerinin yanında kendi kavramlarını da üretmeye başladığında, dışarıdaki insanlarla arasındaki düşünsel mesafe giderek büyüyebilir.
Bugün sosyal medyada aynı dili konuştuğu halde birbirini anlayamayan milyonlarca insan var.
Bir de gerçekten farklı mikro-diller içerisinde yaşamaya başladığımızı düşünün.
Radikal yapılanmalar, suç örgütleri, ezoterik yapılar, ve diğer kapalı topluluklar açısından ortaya çıkabilecek güvenlik sorunları ise meselenin bambaşka tarafı.
Nasıl yapılabileceğini anlatmaya hiç gerek yok.
Soru yeterince açık:
Yapay zeka kapalı toplulukların kendi iletişim dünyalarını çok daha hızlı oluşturabilmesini sağlayabilir mi?
Evet bunu sağlayabilir. Ve hemen şimdi yapabilir…
Ama işin ilginç bir tarafı daha var.
Bir yapay zeka yeni bir dil oluşturabiliyorsa, başka bir yapay zeka da yeterince örnek ( tekrarlanan kelime ve cümleler ) gördüğünde o dildeki kelimeler ve kavramlar arasındaki ilişkileri çözmeye çalışabilir. Yani önümüzde tuhaf bir yarış da olabilir:
Fakat benim asıl merak ettiğim mesele bu değil.
Ya Ortak Dillere İhtiyacımız Azalırsa?
Bugün Türkçe konuşuyorum çünkü içinde yaşadığım toplumla iletişim kurmam gerekiyor. İngilizce öğreniyoruz çünkü dünyanın önemli bir bölümüyle konuşabilmek istiyoruz.
Ailelerin, arkadaş gruplarının, şirketlerin, oyun topluluklarının, hatta internet üzerinde oluşan küçük kültürlerin kendilerine ait mikro-dilleri olabilir. Yapay zeka bunları birbirine tercüme de edebilir.
Bunun harika sonuçları da olabilir.
Dil bariyerleri azalır, farklı kültürlerden insanlar birbirleriyle çok daha rahat konuşabilir.
Ama aynı teknoloji bizi birbirimize yaklaştırırken bazı toplulukları birbirinden daha fazla da koparabilir. Dijital bölünme hızlanabilir, birileri köle olarak uyanabilir…
İnsanlık binlerce yıldır farklı dilleri konuşan insanları birbirine yaklaştırmaya çalışırken, belki yapay zeka çağında ilk kez tersi de mümkün olacak. İnsanlar Tercümana ( translate cihazına ) Ne Kadar Güvenebilir? Kendi aralarında dil geliştiren yapay zekalı robotların haberini de yazmıştım lütfen okuyun, eminim benim aklıma gelenlerden daha fazlasını zihniniz düşünecek…
Herkes kendi dilini konuşabiliyorsa ortak bir dile hala ihtiyacımız olacak mı?
Daha önemlisi:
Bir gün birbirimizin kelimelerini değil, kavramlarını da anlamamaya başlarsak ne olacak?.
Üstelik burada uzak bir bilimkurgu geleceğinden söz etmiyoruz. Halihazırda bir teknoloji bu…
Bahsettiğim teknolojinin temel parçalarını bugün herkes cebinde saklıyor…
Belki on yıl sonra bu yazıya dönüp, “Kürşat yine fazla abartmış” diyeceğiz…
Umarım deriz…
Ama ya demezsek?... Biz yine tarihe notumuzu düşelim… Sevgiyle Kalın…
