Yakında Telefonumuz Bizi Bizden Daha İyi Tanıyacak ?
Birgün Telefonumuz Bizi Bizden İyi Tanıyacak mı?
Geçtiğimiz günlerde yapay zeka ile yaptığım bir sohbet sırasında çok ilginç bir durum yaşandı. Telefonun mikrofonu açık kalmış olacak ki, televizyon haberlerinden bazı bölümler istemeden sohbet ekranına aktarılmış ve ben bunun farkında değildim. Yapay zeka da değildi.
Bir süre sonra geriye dönüp baktığımızda hem ben hem de yapay zeka aynı noktada buluştuk: ne kadar doğruysa artık;
"Burada bir gariplik var." dedik.
Aslında bu küçük olay, geleceğin çok büyük bir sorusunu aklıma getirdi.
Yapay zeka neler yapabiliyor?
Birçoğumuz onu hala soru sorup cevap aldığımız bir arama motoru gibi görüyoruz. Oysa perde arkasında çok daha farklı bir dönüşüm yaşanıyor.
Bugün bir yapay zekaya saatler süren bir toplantı ses kaydını verebiliyorsunuz. Kim ne dedi, hangi noktada ikna oldu, hangi argüman güçlüydü, hangi cümle pazarlığın seyrini değiştirdi; hepsini analiz edebiliyor!!!
Bir münazarayı izleyip/dinleyip hangi tarafın daha etkili olduğunu söyleyebiliyor.
Bir satış görüşmesinin ses kaydını inceleyip müşterinin hangi noktada satın almaya yaklaştığını tespit edebiliyor.
Bir siyasetçinin konuşmasını analiz edip rakibinin verebileceği cevabı hazırlayabiliyor.
Hatta birkaç ses kaydınızı dinledikten sonra sizin konuşma tarzınıza yakın metinler yazabiliyor…
Düşünün...
Yakın zamanda bir iş insanı büyük bir ihale görüşmesine girmeden önce yapay zekaya danışıyor.
Bir avukat duruşmadan önce karşı tarafın olası savunmalarını analiz ettiriyor.
Bir siyasetçi canlı yayına çıkmadan önce rakibinin tüm konuşmalarını yapay zekaya yükleyip hangi argümanları kullanacağını tahmin ediyor.
Bir öğrenci sözlü sınava girmeden önce hocasının geçmiş konuşmalarını analiz ettiriyor.
Bugün kulağa bilim kurgu gibi gelen bu örneklerin önemli bir kısmı aslında teknik olarak şimdiden mümkün.
Fakat madalyonun diğer yüzü de var.
Çünkü her güçlü teknoloji gibi yapay zeka da beraberinde ciddi riskler getiriyor.
Birinci risk, insanların düşünme tembelliği. İkincisi deep fake sesler ve görüntüler.
Eğer her toplantıyı yapay zeka analiz edecek, her konuşmayı yapay zeka yorumlayacak ve her cevabı yapay zeka yazacaksa; insanın muhakeme yeteneği zamanla körelebilir!
Kas kullanılmadığında nasıl zayıflıyorsa, düşünce de kullanılmadığında zayıflar.
İkinci ve daha tehlikeli risk ise manipülasyon.
Bir yapay zeka sizin konuşma tarzınızı öğrenebiliyorsa, yarın sizin hiç söylemediğiniz sözleri de sizin söylemişsiniz gibi üretebilir.
Sesinizi taklit edebilir.
Görüntünüzü oluşturabilir.
Sizi tanıyan insanlar bile gerçek ile sahtesini ayırt etmekte zorlanabilir.
Belki de önümüzdeki yıllarda en değerli şeylerden biri bilgi değil, bilginin gerçek olup olmadığını anlayabilme becerisi olacak.
Beni en çok düşündüren ise başka bir soru.
Bugün yapay zeka benim ne söylediğimi analiz ediyor.
Peki yarın ne düşüneceğimi tahmin etmeye başladığında ne olacak?
İşte asıl kırılma noktası burada.
Çünkü insanlık tarihinde ilk kez, yalnızca hesap yapan değil; konuşmaları dinleyen, anlamlandıran, ilişkilendiren ve geleceğe dair tahminler üreten sistemlerle karşı karşıyayız.
Belki de önümüzdeki on yılın en önemli sorusu yapay zekanın ne kadar akıllı olacağı değil.
İnsanın, bu kadar güçlü bir zeka ile birlikte yaşarken ne kadar insan kalabileceği olacak…
